Kader gayrete aşıktır.

Büyük bir borç batağına battığım zaman, ömrümün tamamını bu borçları ödemeye çalışarak geçireceğimi düşündüm. Bu şekilde geçen birkaç yılın ardından, her şeyden ve herkesten ümidimi kestiğim bir anda karşıma QNET çıktı. İşte tam da bu an, bir seçim yapmam gerekiyordu. Ya her şeyi kabullenmiş olarak yaşamaya devam edecektim ya da bir umuda sarılacaktım. Böyle bir yaşantı içerisindeyken bu kararı almak hiç kolay olmadı.

Anladım ki beni zorlayan, hayatımdaki bahanelere dönüştürdüğüm sıkıntılarımdı. Fakat bunlar benim bahanelerim değil nedenlerim olmalıydı. Zaten bahanelerin bulunduğu yerde zafer olmaz.

Doğru olduğuna inandığım yolda, liderlerimin de desteğiyle emin adımlarla ilerlemeye devam ettim. Bugün geldiğim noktada kendi maddi, manevi özgürlüklerini ve özgüvenini yeniden kazanmış bir birey olmayı başardım. Bir kişi olarak başladığım işimde, verdiğim tek bir kararla kelebek etkisi gibi birçok yerde birçok insana ulaştık. Küçük değişiklikler büyük ve öngörülemez sonuçlar doğurur.

Zaman içerisinde kendimde yaptığım küçük değişiklerle dünyayı değiştirebileceğimin farkına vardım. Bu sayede sadece kendime değil tüm gezegene fayda sağlayabilirdim.

Şimdi şunu anlıyorum ki; kimsenin kaderinde şu an yaşadığı hayat yazmıyor. QNET, kaderimize yön vermemizi sağlıyor. İlk defa her şey bizim elimizde. Tabii ki bu yol kolay olmayacak. Ama hayat zaten çok daha zor ve büyük bir bedel istiyor. Bu sebepten ’’Bedelini ödemediğimiz hiçbir zafer bizim değildir’’.

Diğer Yazılarımız İçin: QNET Piramit Bir Yapı mı?