Çevre kirliliği; hava, su, toprak kirliliği ve iklim değişikliğini kapsayan geniş bir kavramdır. Doğanın maruz kaldığı kirlilik sebebiyle iklim değişikliğinin meydana gelmesi yıllar sürse de soluduğumuz hava ve neredeyse hayatımızın tümünde ihtiyaç duyduğumuz suya olan etkileri neredeyse eş zamanlı görülmektedir.

Su kaynaklarımıza karışan fabrika atıkları, gıda, tekstil, doğrudan tüketim gibi suyun kullanıldığı tüm alanlarda sağlığımızı tehdit etmektedir. Her an soluduğumuz havaya karışan yabancı gazlar da yine sonuçları uzun vadede ortaya çıkacak da olsa sağlığımızı doğrudan negatif etkilemektedir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) bu yılki verilerine göre doğrudan ya da dolaylı yollarla her yıl 12,6 milyon insan çevre kirliliği sebebiyle ölüyor. Dünya nüfusunun %92’si yüksek derece kirletici madde bulunan havayı soluyor. Hava kirliliğine bağlı hastalıklar nedeniyle her yıl 6 milyon insan hayatını kaybediyor. Dünyada 663 milyon insanının içilebilir suya erişimi bulunmuyor. Yaklaşık 1,8 milyar insan temiz su kaynaklarına erişemiyor. Kirli içme suyu kaynaklarının tüketilmesi sebebiyle ortaya çıkan hastalıklar yüzünden her yıl dünyada 502 bin kişi hayatını kaybediyor.

Çevre kirliliğinin olumsuz etkileri yalnızca insanlar üzerinde değil hayvanlar üzerinde de gözlemleniyor. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği tarafından yayınlanan kırmızı listede insan kaynaklı nesli tükenen hayvan türü 784 olarak tespit edilmiştir. Yani insan faktörü ve iklim değişikliği yüzünden nesli tükenen hayvanlar ciddi bir istatistik oluşturuyor.

Çevre kirliliğinin bugünkü etkilerinin yanında kanserojen etkileri gibi uzun vadedeki etkileri göz önüne alındığında gerekli önlemlerin bir an önce alınması üstünde durulması gereken hayati bir konu olduğu görülüyor.

Çevre kirliliğinin bu kadar sık gündeme gelmeye başlaması en ciddi ekolojik tehditlerden biridir. Çevre felaketlerinin arttığı ve dünyanın yorulmaya başladığının sinyallerini son dönemde yaşanan doğa olaylarından kolayca anlayabiliriz. Tüm insanlığın olduğu gibi Türkiye’nin de başlıca sorunlarından biri olan çevre kirliliği için dönem dönem çevreci projeler yapan QNET Türkiye ailesinin bu seferki durağı Yeşilköy Sahili’ydi.

Sahili ve çevresindeki parkları temizleyen ekip burada bulunan pet şişe, sigara izmariti, poşet, yiyecek içecek ambalajlarını toplayarak bir kez daha çevre temizliğinin önemini vurguladı.

Kimilerimiz için küçük bir adım olarak değerlendirilen bu tür organizasyonların büyük resmi iyileştirmesi mümkün. Hep söylendiği gibi, herkes kendi evinin önünü temizlese temizlenecek bir dünya kalmaz. QNET ailesi tüm dünyada doğaya, insana, hayvana, kısacası canlı yaşamına ve sürdürülebilir kaynaklara duyduğu saygı ve onları korumak için gösterdiği gayretle tüm insanlığa örnek olmaya devam ediyor.

Temizlik ve çevre bilincinin her bireyde olması gerektiğini savunan QNET Türkiye ailesi gelecek nesillere temiz bir çevre bırakmak için herkesin bu bilinçte olması gerektiğinin tekrar tekrar altını çiziyor. Geri dönüşüme gereken önemin verilmediğini ve yeteri kadar üstüne düşülmediğini de söylemeyi unutmadı.